Menü

Son Yazılarım

Kategorilerim

Yürek İşçileri

Bağlantılarım

Dostlar

Dinleti



Sayaç

 

Müslümanlar ümitsizliği bırakıp Kur'ân'ın bayrağını düny

5/1/2009l::lKategori: Nur__dan Damlalar




Müddet-i hayatımda tecrübelerimle fikrimde tevellüd eden şudur:

Yeis en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâmın kalbine girmiş. İşte o yeistir ki bizi öldürmüş gibi, garpta bir-iki milyonluk küçük bir devlet, şarkta yirmi milyon Müslümanları kendine hizmetkâr ve vatanlarını müstemleke hükmüne getirmiş.

Hem o yeistir ki, yüksek ahlâkımızı öldürmüş, menfaat-i umumiyeyi bırakıp menfaat-ı şahsiyeye nazarımızı hasrettirmiş. Hem o yeistir ki, kuvve-i mâneviyemizi kırmış. Az bir kuvvetle, imandan gelen kuvve-i mâneviye ile şarktan garba kadar istilâ ettiği halde, o kuvve-i mâneviye-i harika meyusiyetle kırıldığı için, zâlim ecnebîler dört yüz seneden beri üç yüz milyon Müslümanı kendilerine esir etmiş. Hattâ bu yeisle, başkasının lâkaytlığını ve füturunu kendi tembelliğine özür zannedip neme lâzım der, "Herkes benim gibi berbattır" diye şehamet-i imaniyeyi terk edip hizmet-i İslâmiyeyi yapmıyor.

Madem bu derece bu hastalık bize bu zulmü etmiş, bizi öldürüyor. Biz de o kâtilimizden kısasımızı alıp öldüreceğiz. -("Rahmet-i İlâhiyeden ümidinizi kesmeyiniz." Zümer Sûresi: 39:53.)- kılıcıyla o yeisin başını parçalayacağız.

-(Bir şey bütünüyle elde edilmezse, tamâmen de terk edilmez.)- hadisinin hakikatiyle belini kıracağız inşallah.

Yeis, ümmetlerin, milletlerin "seretan" denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemalâta mâni ve -("Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim." Hadis-i Şerif)- hakikatine muhaliftir; korkak, aşağı ve âcizlerin şe'nidir, bahaneleridir. Şehamet-i İslâmiyenin şe'ni değildir.
Hususan Arap gibi nev-i beşerde medar-ı iftihar yüksek seciyelerle mümtâz bir kavmin şe'ni olamaz.
Âlem-i İslâm milletleri Arabın metanetinden ders almışlar. İnşaallah, yine Araplar ye'si bırakıp, İslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakikî bir tesânüd ve ittifak ile el ele verip Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilân edeceklerdir.
(Hutbe-i Şamiye, Arabi Hutbe-i Şamiye Eserinin Tercümesi, s.49-51)

Bediüzzaman Said Nursi

SÖZLÜK:
TEVELLÜD :
Doğma, doğum, doğmuşluk.
YEİS : Ümitsizlik.
MÜSTEMLEKE : Sömürge.
FÜTUR : Yeis. Ümidsizlik. Usanç. * Zaaf. * Keder, gam. * Gevşeklik.
ŞEHÂMET-İ ÎMÂNİYE : İmandan gelen zekilik ve kahramanlık.
KISAS : Cinayette ödeşmek.
SERETAN : Kanser.
ŞE`N : İş, gerek, tavır, hal, birşeyin özelliğinin fiilî görünümü, neticesi ve eseri.

Risale Haber

Kalıcı Bağlantı |Yorum (1) |Yorum yaz!




O razı ise...

1/12/2008l::lKategori: Nur__dan Damlalar




Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.

O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.

Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yalnız Cenâb-ı Hakkın rızasını esas maksat yapmak gerektir. (Lemalar. s,164)

Bediüzzaman Said Nursi

SÖZLÜK:
AMEL : Fiil, iş, emek.
RIZA-YI İLÂHÎ : Allah'ın kulundan memnun olması. Her hangi bir hareketinde mü'minin en yüksek derecesi.
İKTİZÂ : Gerekme, gerektirme, lazım gelme, işe yarama, icab etme

Kalıcı Bağlantı |Yorum (yok) |Yorum yaz!




Bediüzzaman'dan nurlu sözler...

28/9/2008l::lKategori: Nur__dan Damlalar

Eğer her şey Kadîr-i Mutlaka verilmezse, bir tek Allah’a mukabil, nihayetsiz, belki zerrât‑ı kâinat adedince ilâhları kabul etmek gibi, yüz de­rece muhal
 içindeki bir muhali mevcut kabul et­mek gibi bir
 divanelik hezeyanına
ş
mek lâzım gelir.
 
(Sözler sh: 297)



 

 

Kalıcı Bağlantı |Yorum (yok) |Yorum yaz!





PageRank Checking Icon

Blog Tasarım © Elam Mnelam
Her hakkı saklıdır.