
Şairler ölür içimde her gece
Her biri isimsiz, kimliksiz mezarlar
Tüm kefenlerini ben uyduruyorum aklımın
Sen, sade bir gelinlik heybetinde…
Sakin bir cam kenarı gibiyim
Buğulanıp durmakta özlemlerim, hayallerim
Hiçbir durakta inen yolculardan değilim lakin
Hep sürmekte, sürünmekte yolculuğum…
Acı bir gergef biçimsiz hayatıma gözlerin
Açılmaktan mahmur bir gül hatırası iken
Düştüm kollarına, bırak beni…
Herhangi bir tarafında olmak fark etmezdi ayrılığın
Düşülen sonuçlar nasılsa aynıydı, yoktun
Kimler gelip geçmişti bu yollardan acaba, bilmiyorum
Lakin hiç birinin izi kalmamış, ölüm…
Saklı gizli özlemek vardı artık kapılarımda
Saçlarına örülmek düğüm düğüm
Hiçbir şeye kanmamak gelişine dair
Umutlarından uzak durmalıydım, gitmiştin…
Ben hep ızdıraplarla oynadım
Yarenlik ettim göçüp giden kırlangıç sürülerine
Umutlar istedim, ayrılık düşürdüler içine gözlerimin
Yaşlar diledim, ağlıyorlardı uzaklardaydın…
Kimsesizlik kötüydü sen yoksan eğer
Sen benim kimselerimdin hayatımda
Çoğulluğumdun, çokluğumdun sevincimde
İstenilmeyen bir sancı gibiydik artık gözlerinde, görüyordum…
Hiçbir ayrılık ayıramazdı bizi yemin etmiştik oysa
Lakin şimdi kavuşmalara oldu tüm kilitler
Zindanlar Yusuf’tan gayrisine helaldi
Ben artık susuyordum…
Hangi son cümle ayırmıştı bizi
Hangi özneliğimizdi ellerimizden kayıp giden
Hiçbir fiil bu kadar acı olmamalı idi, yutkunamıyorum…
Şimdi gitmeler düşülmüş bahçelerime
Ben sensizliğimi yükledim sırtıma
Hangi baharda öldüğümü bilmiyorum ama
Senin kalbinde dirilmeyi ümit ediyorum…
Mustafa ÜNAL
29/12/08
Kalıcı Bağlantı
|Yorum (0)
|Yorum yaz!|Arkadasina Gönder!
|0 yorum yazilmistir|
« Önceki |::| Sonraki »
